Edebiyat Sayfası,edebiyat,türkçe,Dil ve Anlatım,Çözümlü Sorular,Yazılı Soruları,Biyografiler

Manzum Türler - Türkü örnekleri

Sözlü ve yazılı edebiyatımızda duyulan, söylenen veya görülen türküler, atalar sözü, masallar, bilmeceler ve mâniler gibi yaygın mahsüllerdir. Bu mahsüllere Doğu ve Kuzey Türküleri aynı kökten gelen “yır” veya “cır” adını vermişlerdir. Batı Türkleri, Türk kelimesinden doğan ve Türkler’e mahsus ezgi (melodi) mânâsına gelen “türkü”yü kullanmaktadırlar. Bu kelimeden icâdetmek mânâsına gelen “türkü yakmak” deyimi türemiştir.

Türküler, umumiyetle herkesin anlayabileceği ortak, sâde ve tabiî bir dilde, hece vezni ile söylenmekte ve yazılmaktadır; aruzla meydana getirilmiş örnekleri vardır. Bâzı ilim adamlarının hece vezni olarak da düşündükleri aruz vezni ve Divan edebiyatı nazım şekilleri ile ortaya konulan bu türkülere: “Divan, Selîs, Semâi, Kalenderî, Satranç ve Vezniâhır” adları verilmektedir.

Hece vezni ile yaygın türküler ise mâni ve koşma tiplerine bağlı, muhtelif şekil hususiyetleri gösteren nakaratlı, nakaratsız lirik manzumeler olarak başlangıçta ferdî bir er yaratma eseridir; zamana ve muhite bağlı olarak anonimleşirler

Türklerin özünü musiki teşkil eder. Musikisiz güfte düşünülemez. Bununla beraber hece ve aruz vezinleri ile söylenmiş veya yazılmış “türkü” başlıklı bestelenmemiş şiirlere de cönklerle mecmualarda rastlanmaktadır.

Halk edebiyatımızın bu zengin mahsullerini konularına, şekillerine ve ezgilerine göre üç şekilde tasnif etmek mümkündür. Oldukça itibari ve izafi karakter taşıyan bu tasnifler arasında beste esasına göre yapılanı daha dayanıklı görünmektedir. Buna göre türkülerimiz “uzun hava” ve “kırık hava” olmak üzere iki kolda toplanmaktadır. Usul ile çalınmayan, her sanatkarın isteğine bağlı, tam bir şekil göstermeyen ve Batı musikisinde mevcut resitatif karşılığı ezgiler “uzun hava” adını almaktadır. Bozlak, Maya, Divan, Egin, Hoyrat, Çukurova, Türkmani, vb. ezgiler bu guruptandır. Ölçüsü ve ritmi belli ezgiler ise “kırık hava” içinde düşünülmektedir. Karadeniz Horonları, Kuzey Doğu Bur’ları ve Batı Anadolu zeybekleri gibi oyunlarda kırık havanın sürekliliği göze çarpar.

Türküler,dar bir çevrede, tarikat-tekke mensupları arasında veya bütün millet hayatındaki yayılışı ile geçmişte olduğu gibi bugün ve yarında milli ve beşeri canlılığını devam ettirecek mahsullerdir.*

 

2.1.1.1. Kına Türküleri

İndir kavak, indir kavak

Kavaktan dökülür uvak

Eli kına başı duvak

Hoş geldin gelin, hoş geldin

Benim oğlana eş geldin

Aldım geçtim eşiği

Sofrada buldum kaşığı

Büyük evin yakışığı

Hoş geldin gelin. Hoş geldin

Benim oğluma eş geldin

İndim kavak yarısına

Balta vurdum kurusuna

Doğan ayın birisine

Hoş geldin gelin, hoş geldin

Benim oğluma eş geldin

Sılaya bostan ekerler

Vakti gelmeden sökerler

Gurbete giden kızın

Gözüne sürme çekerler

Hoş geldin gelin, hoş geldin

Benim oğluma eş geldin

SALİME TAŞKIN

 

Kız anası, kız babası

Yok mu bunun öz anası?

Atlar gelir gemini dever

Develer gelir camını dever

Kız anam kınan kuru muydu?

Kızlara emir böyle buyrulmuş.

Nar ağacı dagım dagım7

Gül ağacı dogum dogum

Gelin arkadaşlar ayrılalım

Alışalım ayrılık var bugün

Kız anam kınan kuru muydu?

Kızlara emir böyle buyrulmuş.

ELİFE DEMİRCİOĞLU

 

Baba kızın çok muyudu?

Bir kız sana yük müyüdü?

Körolası emmilerim,

Hiç oğlunuz yok muyudu?

Kız anası, kız anası

Hani bunun öz anası

Yazıya bostan ekerler

Kökünü deste çekerler

Gurbet ele giden kızın

Gözüne sürme çekerler

Kız anası, kız anası

Çağır gelsin öz anası

Elimi yuduğum arklar

Belimi verdiğim dutlar

Aha bindim gidiyorum

Silip süpürdüğüm otlar

Kız anası, kız anası

Elinde mumlar yanası

Gelinci geldi kapıya

Dam başıma zindan oldu

Gurbet ele varanaça

Asbabım üzerimde soldu

HATİCE KÜÇÜK

 

2.1.1.2. Ham Çökelek

Amman ammaaan

Yoğurt gibi ela gözlüm

Ayran gibi şirin sözlüm yar yar...

Gel sarılıp yatalım

Çökelek derisine benzer yüzlüm

Sensiz yerde ben bizim evde

Oda yan yana

Ger Alim heey hey

 

Amman Ammaan

Acımdan ölsem yemem yayık ayranı

Acımdan ölsem yemem yayık ayranı yar yar...

İlle Eşmeli ilen bal olsun

Koca keçi kavurması

Hiç olmazsa üstünde dört parmacık yağ olsun

Anadan bellim heey hey.

 

Geli geliver ah sekerek

Boğazına dursun ham çökelek

Geli geliver ah sekerek

Boğazına dursun ham çökelek

 

Amman Ammaaan

Bre eşeğime biner şamlıbeli aşarım

Bre eşeğime biner şamlıbeli aşarım

Canımı sıkmayın hanımlar

İkinizi birden boşarım

Yandım Allah’ım yandım iki avradın elinden

Küçüğü küçük hele kara domuzun dilinden

Ger Alim heey hey.

 

 

Geli geliver ah sekerek

Boğazına dursun ham çökelek

Geli geliver ah sekerek

Boğazına dursun ham çökelek

BÜLENT KİLİT

2.1.1.3. Silifke’nin Yoğurdu

A’hey

Silifke’nin yoğurdu

Ah seni kimler doğurdu

Seni doğuran ana bal ile mi doğurdu?

Beşiği çamdan

Yuvarlanıverdi damdan

Keşke sevmez olaydım

Usandırdı bu candan

 

A’hey

Bağa vardım üzüme

Ah çubuk battı gözüme

Çubuk seni keserim

Yar göründü gözüme

Beşiği çamdan

Yuvarlanıverdi damdan

Keşke sevmez olaydım

Usandırdı bu candan

BÜLENT KİLİT

  • Yorum yaz!
  • Baglanti
  • Yorum yaz! : Arkadasina Gonder!
    0yorum yazilmistir

    <<Önceki Sayfa |/ |Sonraki Sayfa>>